Dün Nil Karaibrahimgil'in son yazdığı yazıyı okurken, söz konusu bahar olunca hepimizin ortak bir dilinin olduğunu gördüm... En sevdiğim satırlarda şunlardı "Çiçekli elbiselerimin hepsi yine önüme serilecek; kavga edecekler önümde “Beni giy beni giy, geçen sene onu giydin” diyerek. Ben vicdanlı anneler gibi, hepsine sırayla şans tanıycam. Bir günde birden fazla şey giyer, ortalarda salınırsam, sorumlusu Orhan Veli'nin bahsettiği ‘güzel havalar' . " Bu sene hasret kaldığımız bahar az da olsa yüzünü göstermeye başladı.. Hatta ben geçen hafta Dolmabahçe'de bir güzel güneşle kaynaştım bile :) Her birimiz baharı bekleyen kumrular misali, en küçük fırsatı değerlendirip kendimizi atıveriyoruz sokaklara, çok özlediğimiz tiril tiril elbiselerimize de hala karşıdan karşıdan bakıyor bazen cesaretlenip giymeyi bile düşünüyoruz... Neyse ki geçen sene aldığımız o puantiyeli elbise bu sene yine moda, İçimizdeki çiçek çocuk aşkı bu bahar da bizimle.. Güneşe inat turuncu ve sarı elbiselerimizde alınacaklar listesinde.. Uzun lafın kısası güneşin içimizi ve dışımızı ısıtacağı günlerde birbirinden güzel şeyler moda.. Başka neler var diye merak ediyorsanız eğer okumaya devam edin :)
